Genel

Hayvanlar Nasıl Hareket Eder ?

Hayvanlar aleminin bütün üyeleri hareket halindedir. Hayat denilince zaten hareket akla gelir. İnsan oğlunun duygu dengesi de hareketle yakından ilgilidir. Hareketsizlik insanı yalnızlığa ve ümitsizliğe sevkeder, buna karşılık hareket hayat demektir ve insana ümit verir. Canlı yaratıklardan kısmen de olsa hareket ettikleri için hoşlanırız. Ölümün sessizliği ve hareketsizliği bize gayritabii görünür ve rahatsızlık verir.

Hareket yalnız hayvanlar alemine özgü değildir. Modern bilim bize bütün maddelerde hareket olduğunu ispat etmiştir. Deniz ile hava bir fırtına sırasında ihtişamlarının en üstüne erişirler. Şimşeğin çakması arkadan da göğün gürlemesi bize herşeyin hareket halinde olduğunu hatırlatır. Tabiatta hiçbir tam hareketsizlik örneği bulamayız. Dağlar bile zamanla değişime uğrarlar.

Kara, Su ve Hava Hayvanları 

Ortam ister kara ister su ister hava oldun her birinin kendine göre avantajları, sakıncaları vardır. Karadaki at kendi ağırlığını taşımaktan başka ilerleyebilmek için gerekli gücü de meydana getirmek zorundadır. Buna mukabil denizin yüzdürme kabiliyeti balinanın vücuduna destek olur. Bu durumda hayvan bütün gücünü sadece suyun içinde ilerlemeye harcayabilir, fakat bu durumda dahi havadaki yaratıklardan daha fazla gayret harcamak zorundadır. Albatros gibi bazı kuşlar kanatlarını bir kere bile çırpmadan bir saat boyunca havada yol alabilirler, fakat havada asılı kalabilmek için böyle bir kuşun son derece iri kanat kasları olması gerekir.

Hayvanlarda Harikulade Bacaklar ve Ayaklar

Yakından incelendiğinde her canlı yaratığın yaşadığı çevreye hayret edilecek şekilde uyduğunu görürüz. Mesela kara sineği ele alalım. Ayaklarının uçlarındaki çekmeler tavanın üzerinde durmasını ve duvarlarda baş aşağı yürümesini mümkün kılar. Memelilerin ayakları kendilerine göre enteresandır. Kayalık dağ yamaçlarına tırmanan hayvanların emniyet tertibatı olarak lastiğimsi tabanları vardır. Tabiatın en usta dağcılarından dağ keçisinin lastiğimsi tabanı ise boynuz maddesinden eğilir bükülür bir toynağın içindedir. Bu tertip ise kaygan kayaların üzerinde tutunmasını sağladıktan başka onu ani sarsıntılardan da korur. Oynak kumların üzerinde yolculuk eden deve de ayaklarının altında yere basınca yayılan ve ilave destek sağlayan bir yastık olmasa çok çabuk yorulurdu.

Sıçrayan hayvanların dışındaki bütün kara memelileri genellikle çapraz olarak ilerler. Sağ ön ile sol arka ayaklar beraberce öne geçerler, sonra sıralarını sol ön ile sağ arka ayaklara bırakırlar. Bizlerde de durum aynıdır. Sağ ayağımızı ileri attığımızda sol kolumuz da onunla birlikte hareket eder, arkadan sol ayağımızla sağ kolumuz hareketi tekrarlar.  Vücut hareket organlarının bu çapraz hareketiyle kıvrılır ve devamlı bir hareket halinde ilerler.

Hareket organlarıyla vücudun bu sarkaç hareketinin karada yolculuk için en elverişli sistem olduğuna şüphe yoktur. Fakat bütün dört ayaklı hayvanlar bu şekilde yürümezler. Bazılarında bir yandaki ön ve arka ayaklar aynı zamanda ileriye adım atarlar sonra hareket diğer taraftaki ayaklara geçer. Bu yürüyüş tarzı ırsidir.
Bu şekilde yürüyenlerin arasında deveyi, Güney Amerika’daki And Dağları’nın lama, alpaka ve devemsi akrabalarını sayabiliriz. Afrika ovalarının zürafasıyla Kongo ormanlarının okapi’si ve sırtlangiller de hep böyle yol alırlar.

 

Kuyruklar Yol Almaya Yardım Eder

Kuyruk, birçok hayvanların hareket etmesinde önemli bir rol oynar. Sincapların, ağaç tepelerinde dengelerini sağlayan ve sıçraya sıçraya inişlerinde onlara kılavuzluk eden gür kıllı bir kuyrukları vardır. Sıçrayan birçok hayvanlar havada yol alırken, uzun kuyruklarını dümen gibi kullanırlar. Bazen 12 metrelik atlayışlar yapan büyük kanguru kudretli kuyruğundan kuvvet alır. Büyük hayvanlardan ufaklarına geçersek sıçrayan sıçanların da onlara havada kılavuzluk eden alışıldığından fazla uzun kuyrukları olduğunu görürüz. Birçok maymunların uzun kuyrukları onlar için bir denge organıdır. Hele Güney Amerika maymunu kuyruğunu beşinci bir el yerine kullanır.
Bununla beraber belirli belirsiz kuyrukları olan birçok memeliler de pekala geçinip gitmektedirler. İmpala adındaki Afrika ceylanı kısa kuyruğundan hiç bir yardım görmeksizin bir sıçrayışla 10 metre yol alır. Bir tavşan türünün 2 metreden yüksek bir parmaklığın üzerinden atladığı görülmüştür. Halbuki tavşanın, ponpondan farksız küçük kuyruğunu sadece işaret vermekte kullandığı herkesçe bilinmektedir.

Yorum Yaz