Memeli

Memeli Hayvanlar

Bugün dünya yüzünde yaşayan memeli hayvanların arasındaki farklar pek çok ve o nispette de ilgi çekicidir. Bir kere vücut yapıları değişiktir. Önce beş on gramı geçmeyen fındık faresini arkasından da yüz tonluk balinayı gözünüzün önüne getirin. Sonra bu hayvanların huyları da başka başkadır. Meşe palamuduyla karnını doyuran ürkek küçük sincap, denizlerin derinliklerinde balık avlayan sevimli yunus, ve bazen insanlara bile pusu kuran yırtıcı büyük yaban kedileri, huyları ve alışkanlıkları itibariyle birbirlerinden ne kadar farklıdırlar.

En büyüklerinden en küçüklerine kadar hayvanların hemen bütün türlerinde kendilerine has bir şekil ve hareket güzelliği vardır. Her hayvan kendi çapında bir mükemmellik örneğidir. Her ne kadar hiç biri insanoğlu gibi düşünmeyi ve konuşmayı öğrenememişse de her birinin zihin yapıları, alışkanlıkları kendi ihtiyaçlarına bol bol yeter. Bazı hayvanlar sevgi, arkadaşlık, korku, nefret ve öfke duygularını seslendirebilmenin yanında birbirleriyle haberleşmek maksadıyla şifreli bir sinyal sistemi bile geliştirmişlerdir.

Memeli hayvanlar akla gelebilecek her yerde barınabilmişlerdir. Bazı türleri öyle çetin şartlardaki yerlere yerleşmişlerdir ki insan onların oralarda hayatta kalmalarına şaşmaktan kendini alamaz. Isısı kutup soğuğu tropikal bölgeler sıcağı arasında değişen her yerde karlı tepelerden tutun da okyanusların derinliklerine varıncaya kadar dünyanın her köşesinde memeli hayvanlar vardır. Yüzen buzların üzerinde veya güneşin altında cayır cayır yanan kurak çöllerde yuvalarını kurmuşlardır.

Yarasa gibi bazı memeliler havalara yükselmiştir. Sincap ve maymun gibi bazıları ise ormanlara girerek ağaçlara tırmanmışlardır. Balinalarla fokgiller karaları bırakarak denizlere yerleşmişlerdir. Hayvanlar dünya yüzünü kaplarken, köstebek gibi bazı türler yeraltına girmişlerdir. Memeli hayvanlar, kendileri için yaşamaya elverişli neresini bulmuşlarsa oraya yerleşmişlerdir.

Bu birbirinden çok farklı yerlerde, memelileri tabiat kuvvetlerine karşı silahlanmış olarak görüyoruz. Bazıları soğuk iklimlere karşı koymak için kalın ve yünümsü kürklere bürünmüşlerdir. Vakitlerinin en büyük kısmını nehirlerde ve göllerde yüzmekle geçirenlerin su geçirmeyen yağlı kılları vardır. Memeli hayvanların dış örtüsü, şinşilla’nın yumuşak kürkü, oklu kirpinin dikenleri, armadillo’nun boynuzumsu kabuğu gibi çok farklı şekiller gösterir.

BU HAYVANLARA NEDEN MEMELİ DİYORUZ ?

Kıldan meydana gelen bir dış tabaka genellikle memeli hayvanların özelliklerinden biridir. Ama böyle olmayanları da vardır. Mesela balinanın vücudunda hiç kıl yoktur. Kuşlar balıklar sürüngenler de böyle bir tabaka ile korunmuş değillerdir.

Memelilerin başlıca özellikleri süt salgılayan memeleridir. Yumurtlayan bazı ilkel türlerin dışındaki bütün memeliler yavrularını canlı olarak doğururlar hatta yumurtlayan memeliler bile yavrularını emzirirler. Memelilerle diğer hayvanlar arasındaki en esaslı fark da budur.

Memelilerin şüphesiz omurgaları da vardır ve hava ile solunurlar. Bir balina bile muntazam aralarla su yüzüne çıkıp akciğerlerine hayat verici oksijeni çekmediği zaman havasızlıktan boğulur. Memelilerin de kuşlar gibi öbür hayvanlardan farkı dört odacıklı bir kalpleri olmasıdır. Pis kan bir yandan akciğerlere gidip zehirli gazlardan temizlenirken öte yandan oksijenle temizlenmiş kan vücudun geri kalan kısımlarına pompalanır.

Memeliler gene kuşlar gibi balıklarla sürüngenlerin tersine kanlıdırlar. Vücut ısılarını koruyabilmek için kıl örtüleri kadar başka hayvanların yoksun bulundukları bir mekanizmadan yani ter bezlerinden faydalanırlar.

Memeli hayvanlarda hiç bir zaman iki çiftten fazla ayak yoktur. Kanguru gibi bazı memelilerin art ayakları fevkalade gelişmiştir. Kangurunun tam tersi ise art ayaklarını tamamiyle kaybetmiş ve suyun içinde hareket edebilmek için kuyruk yüzgeçleri gelişmiş bulunan balinadır.
Bütün memelilerin ön ayakları vardır. Yarasalarda bunlar hayvanın uçabilmesini sağlayan kanat, balinada ise yüzgeç şeklini almıştır.

Ekseri memelilerin hareket güçleri arka ayaklarında toplanmıştır. Hızlı koşanların hepsinin parmak uçları daha uzundur, ayrıca destek vazifesi gören yastığımsı yumuşak tabanları vardır. Koyun, geyik ve at gibi bazı türlerin ayak parmakları toynakların içinde korunmuştur. Mesela bunlardan atlarda orta parmak bütün ayağın vazifesini üzerine alır.

 

Yorum Yaz

1 Yorum