Genel

Hortumlularda Evrimsel Süreç ve Akrabalar Arasındaki Evrimsel İlişkiler

Değerlendir

Hortumlular bazı evrimsel eğilimlere maruz kalmıştırlar. Cüsselerinin büyümesi bunlardan biridir ve bundan dolayı boyları 4 metreyi aşan devler ortaya çıkmıştır. Aralarında soyu tükenmiş olan Sauropoda dinozorların da bulunduğu diğer megaotçullar gibi fillerin iri yapılı olmaları, düşük besin değerine sahip besinlerle yaşayabilmeleri içindir. Uzuvları uzadı ve ayakları da kısaldı ve irileşti. İlk hortumluların alt çeneleri görece daha uzun ve kafatasları da küçük iken daha gelişmiş olan hortumluların alt çeneleri ise daha kısadır ve böylece kafalarının kütle merkezleri değişmiştir. Kafatası büyümüştür. Bundan dolayıda boyun kafatasına daha iyi destek sağlayabilmek için kısalmıştır. Cüssenin irileşmesi sonucunda hareketli olan hortum daha uzağa erişmek için uzamıştır. Ön azı, köpek ve kesici dişlerinin sayısı ise azalmıştır. Azı dişleri ise daha büyümüş ve daha da özelleşmiştir. Üst ikinci kesici dişler uzamıştır ve düz, spiral ya da yukarı ya da aşağı eğimli şeklinde olmak üzere türlere göre karakteristik farklılıklar göstermiştir. Bazı hortumluların ise üst yerine alt kesici dişleri uzamıştır. Filler, orta kulak anatomileri ile testislerinin içeride olması gibi suda yaşayan atalarından gelen birtakım özellikleri ise korumuşlardır.

Mammuthus cinsinin Elephas ya da Loxodonta cinsleri ile olan yakınlığı konusunda bazı tartışmalar vardır. Bazı DNA incelemeleri Mammuthus cinsinin Loxodonta cinsine yakın olduğunu diğerleri ise Elephas cinsine yakın olduğunu göstermiştir. Fakat tüylü mamutun mitokondriyal DNA’sının  tamamının 2005 yılında yapılan bir analizi Mammuthus cinsinin Elephas ile daha yakın akraba olduğunu kanıtladı. Morfolojik kanıtlar Mammuthus ve Elephasları yakın akraba olarak gösterirken albümin proteinleri ve kollajen karşılaştırması ise her üç cinsin de birbirine aynı oranda yakın olduğuna işaret etmektedir.

Adalarda yaşayan hortumlu türler ada cüceleşmesine maruz kalmışlardır. Her ne kadar Pliyosen’den önce cüce fil türleri var olmuş olsa da bu süreç Buzul Çağında değişen deniz seviyeleri dolayısıyla bazı fil popülasyonlarının izole olmasıyla gerçekleşmiştir. Bu fillerin cüsseleri ise, adalarda büyük yırtıcıların yokluğu ve sınırlı kaynaklar bulunması nedeniyle zamanla küçülmüştür. Benzer koşullar altında kısmen kemiriciler gibi küçük memeliler de devleşme sürecine maruz kalmışlardır. Cüce hortumlu türler Kaliforniya Channel Adaları’nda, Endonezya’da ve Akdeniz’in çeşitli adalarında yaşamaktadırlar.

Sulawesi’de yaşayan Elephas celebensis türünün ise Elephas planifrons’den geldiği düşünülüyor. Malta ve Sicilya’da ‘yaşayan Elephas falconeri türünün boyu yalnızca 1 m civarında idi ve Elephas antiquus türünden evrimleşmişti. Elephas antiquus türünden gelen diğer cüce fillere Kıbrıs’ta rastlanmaktadır. Kiklad Adaları, Girit ve Oniki Ada’da yaşamış olan cüce fillerin hangi türden evrimleştiği ise bilinmemektedir. Sardinya’da da cüce mamutların yaşadığı biliniyor. Mammuthus columbi Kaliforniya Channel Adaları’na yerleşmiş bir cüce mamut türü olan Mammuthus exilis türüne evrilmiştir. Bu türün boyu 1,2 – 1,8 m civarında ve ağırlığı da 200 – 2.000 kg arasındaydı. Vrangel Adası’nda 4.000 yıl kadar öncesine kadar, küçük cüsseli tüylü mamut popülasyonlarının yaşadığı ortaya çıkarılmıştır. 1993’te kalıntıları bulunduktan sonra cüce mamut olarak sınıflandırılmışlardır. Bu sınıflandırma daha sonra tekrar gözden geçirilmiş olup 1999’dan beri gerçek “cüce mamut” olarak kabul edilmemektedirler.

Yorum Yaz

1 Yorum